deniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2014 Çarşamba

Her Şey Değişir- Mi?

Dün İstanbul'a hakim olan sis, koca şehri bir film setine çevirmişti. Bazı manzaralara ciddi şekilde hayran oldum. Sonsuzluğa uzanan yol gibi sular, geceyi delen bulutumsu katmanlar, içinden geçilecek gibi duran beyazlıklar gördüm, aslında sisi biraz sevdim! Bu yazıya da dün çektiğim fotoğraflar eşlik etsin o halde, sis eskiye gitmeye uygun bir hava! :)


Eski belgeler içinde kendimi kaybettiğim çok olur. Bazen bir anı, sırf eski olduğu için daha güzel gelir insana, aslında anıyı değil de geçmişin tozunu özlediğini fark etmez bile insan. Ben de bugün eski bir belgeyi aramak için bilgisayarımın klasörleri arasıdna dolaşırken, bir girdim çıkamadım :) 2009'da yaptığım bir ödev için (bu arada lisansta ne güzel ödevler yapmışız, kendimizi de tanıyabileceğimiz çok güzel seçmeli derslerimiz varmış) yazdığım yazıyı okurken fark ettim ki o zamandan bu zamana aslında çok şey değişmiş ama hiçbir şey de değişmemiş aynı zamanda.

"Kendimi de anlatabilmek için insanları anlamak istedim. Başkasının ne hissettiğinin karşısındakinin umrunda olmamasıydı asıl tehlike, kırıcı olmak ve bu yüzden hiçbir ceza bulmamak. Ben bilinci öğrenmek istedim, bilinçaltıyla anlaşmak istedim."




 XOXO
GİZEM





23 Aralık 2013 Pazartesi

Haftasonu Rotası: Kuzguncuk

Ne kadar gezilirse gezilsin yine de bitmeyen bir şehir İstanbul. Her seferinde yeni bir sahne sergiliyor bize bu şehir. Güne öncelikle deniz havası alarak başlayabiliyoruz burada, sonrasında aklımızdan geçen yere gitmek için hazırlanıyoruz. "Gözlendiğinde, zaman hızlı ilerlemez. Gözetim altında tutulduğunu hisseder.Ama zaman, bizim dalgınlıklarımızdan yararlanır, belki de iki zaman vardır, gözlenilen zaman ve bizi değiştiren zaman..." demişler ya, aslında zamanı ne gözetim altında tutmak mümkün, ne de geri alabilmek...En güzeli, bulunduğun yerde en güzelini yaşamaya çalışmak :) Zaman hızla akarken, içine ne sığdırdığımız önemli olan.



Bu seferki sürprizini bize Kuzguncuk'ta yapmasına izin verdik bu hafta sonu İstanbul'un :) Gerçekten de hediye paketine sarılı gibi evler karşıladı bizi. Nereye gidersem gideyim evleri, boyaları, mimariyi incelemeyi çok seviyorum. Hele ki tarihi dokunuşlar varsa, değmeyin keyfime. O kadar güzel evler var ki, hangisini detaylı inceleyeceğimizi şaşırıyoruz, rengarenk bir macerada buluyoruz kendimizi...



Aslında ben birkaç yıl Anadoluhisarı'na sürekli gittim, ama nedense Kuzguncuk'a yeterli zamanı ayırmamıştım, artık sevdiğim mekanlardan biri oldu. Kuzguncuk civarında hoş vakit geçirilebilecek pek çok yer var, tesadüfi olarak gitseniz dahi gözünüzün iliştiği herhangi bir yer sizi yanıltmayacaktır. Biz o günlük Sitare'ye oturduk. Mekan, dekorasyon çok güzeldi. Her yere olduğu gibi Sitare'ye de bir yılbaşı havası hakimdi. Eskiye gitmek ne kadar da iyi geliyor insana, yaşadıklarına pastel bir his katıyor...



Hatırlamak için yavaşlar, unutmak için hızlanırmışız, umarım hepimiz en güzel hatıraları istediğimiz hızda yaşarız :)

XOXO
Gizem
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...