23 Haziran 2014 Pazartesi

Caretta Caretta

Herkese merhaba! Umarım haftaya güzel bir başlangıç yapmışsınızdır ve tüm haftanın da öyle geçeceği umudu içinizde yeşermeye başlamıştır- aksini düşünmeyin, düşünmeyin hemen kaçın o düşünceden :)

İlk defa gittiğim Dalyan'ın samimi ve sıcak ortamı beni öyle sardı ki bundan sonra ilk düşüneceğim duraklardan olacağı kesin!



Dalyan'ın güzellikleri, göl kenarı, henüz bozulmamış sahil kasabası havası anlatılmakla bitmez ama, vurgulanması gereken en önemli şeylerden biri şüphesiz caretta carettaları ile meşhur İztuzu Plajı. Bu sevimli canlıları görmek insana pek iyi geliyor :) Ayrıca İztuzu Plajı'nda insan kendini Lost dizisinde gibi hissediyor.



Plajın hemen arkasında ise Deniz Kaplumbağaları Araştırma Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi var, burada caretta carettalar ile ilgili pek çok ek bilgi edindik, gördüğünüz bez çantayı da oradan aldım. Ayrıca caretta carettaları daha da yakından görmek isterseniz hemen göl kenarından tekne turuna çıkabilirsiniz.







Herkese güzel günler diliyorum,

GİZEM

24 Mayıs 2014 Cumartesi

Esir Şehirde Bir Konak - Hayat Akan Bir Sudur

Daha önce blogda Ayşe Kulin'in Hayal isimli kitabından bahsetmiştim. Orada anlattığı kitaplarından biri olan Veda'yı da okumayı daha Hayal'i okurken kafama koymuştum. Sanırım bir yazarın bir kitabını sevince, onun başka kitaplarını okumak hoşuma gidiyor. Böylelikle farklı hikayelerde ama aynı dünyada geziniyor gibi oluyorum. Başlıkta kullandıklarım ise dört kitaplık bir serinin ilk iki kitabı Veda ve Umut'un uzun isimleri.

Hem Veda'yı hem Umut'u çok kısa sürede okudum. İki kitabı da pek sevdim, hem akıcı hem öğretici. Kitabı okurken yerleri ve isimleri not edip internetten büyük bir keyifle detaylı bilgiler elde ettim. Her zaman geçmişin tozlu sayfalarına yolculuk etmek bana iyi gelmiştir. Örneğin sıklıkla geçen Narmanlı Apartmanı ve Ankara'daki evi araştırırken, sanki o zamana döndüm, sokakların köşe başlarında kendimi gördüm.


Bu arada Veda'nın dizisi de yayınlanmış. Aslında diziyi gördüğümü hatırlıyorum ama yayındayken izlememiştim, çabucak da kalkmış yayından. Ben Veda'yı okuduktan sonra zaten az sayıda olan bölümü de buldum izledim, kitapla birebir olmasa da okurken gözümde canlandırdığım görüntülerin gerçek halini görmek güzeldi.


Veda'nın bitişinden itibaren başlayan Umut'un başında, soy ağaçları yer alıyor. Ayşe Kulin'in hem annesinin hem babasının soy ağacını görebiliyoruz ve romanı okurken kim kimdi dönüp buradan da bakabiliyoruz. Gerçeğe yatkın olması kitaba bağlanmayı kolaylaştırıyor. 

Ben en kısa sürede serinin devamı olan iki kitabı da alıp bir başka yolculuğa çıkacağım. Görüşürüz...

GİZEM

Instagram: gizeemkose

18 Nisan 2014 Cuma

Bu Kez Bir Kitap: Ayşe Kulin/ Hayal

Aslında pek çok kitap okuyorum, şimdi diğer kitaplardan bahsetmeyip sadece bundan bahsedersem olur mu ki dedim bu yazıyı yazmadan önce ama, sonra içimden ne paylaşmak geçerse o an hangisi uygunsa onu yapayım dedim, bakarsınız diğer kitapları da anlatırım sonra..Gerçi zaman zaman aralarda kitaplarda geçen bazı sözleri paylaşıyorum, haksızlık sayılmaz onlara da..:)



Geçtiğimiz ay geceyarısı bir sancıyla uyandım, sonra da uyuyamadım. Sabahı zor ettim, neden kaynaklı olduğu belli olmayan bir şekilde sancı içindeydim. O kadar fenaydım ki kalkıp doktora gidecek gücüm yoktu, beni doktora götürmek isteyenleri de kalkamayacağımı söyleyerek geri püskürtüyordum. Hatta hasta olunca doktora gitmek ne saçma, hasta olduğum için kalkıp gidemiyorum ki zaten diye düşündüğümü hatırlıyorum :) Neyse sonra bir şekilde gittim, serum yedim, bu aralarda sürekli kitap okudum, zaman geçmesi iyi geliyordu. O sebeple hemen bitti kitap. Ama hakkını yememek gerekir demek ki sürükleyiciymiş de.

Ayşe Kulin bu kitabında yazar olma hikayesini, kitaplarını nasıl yazdığını, yazarken nelerle karşılaştığını anlatıyor. Oldum olası geçmişe meraklıyımdır, kişilerin, şehirlerin, her şeyin geçmişini kurcalarım. Sanıyorum biraz da bu sebeple hoşuma gitti kitap, bilmediğim bazı isimleri de internetten araştırdım, yani hem eğlendim hem öğrendim. Ama bir ilginç şey var ki, ben normalde hep çok hoşuma giden cümleleri not alırım oraya buraya, bu kitapta hiç almamışım, tabii okuduğum şartlarla da ilgili olabilir.

Kulin aynı zamanda bu kitapta diğer kitaplarının içeriklerini de anlattığından, diğer kitaplara da ister istemez yönleniyorsunuz. Ben mesela hep duyduğum ama almaya özel bir istek duymadığım Veda'yı aldım hemen ardından, şu an onu okuyorum.


Herkese güzel haftasonları diliyorum,
Sevgiler
GİZEM


*Anında iletişim için beni instagramda gizeemkose olarak bulabilirsiniz :)

11 Nisan 2014 Cuma

Kozmetik Ekseninde Alışveriş Üzerine Söylemler

Herkese güzel bir cuma gününden merhaba!

Sanırım artık şampuanını bile internetten alan bir online alışveriş kurduyum. Hatta son zamanlarda bir alışveriş merkezinden aldığım şeyi beğenmeyince değiştirmenin online şekilde aldığım şeyi geri yollamaktan daha zor gelmeye başladığını itiraf etmeliyim. Giy çıkar, dene, kalabalığa maruz kal, zaten gidip fiziksel olarak dokunduğun şeye bile sağlıklı karar veremiyorsun. Bu bakımdan yaşasın online alışveriş diyorum. Yaşasın alışveriş dediğime bakmayın,son günlerde aşırı tüketim, aşırı alışveriş, gereksiz alışveriş gibi kavramlar üzerine çok fazla düşünüyorum ve alınan çoğu şeyin mutluluk değil fazlalık getirdiğini düşünmeye başladım. Dolayısıyla elimdeki kozmetikler bitene, çok bayıldığım bir şey görene kadar kozmetik ve tekstil diyetindeyim diyebiliriz :)



Pek bir yerde bulamadığım Burts Bees ürünlerini Trendyol'da görünce hemen atmıştım sepete. Özellikle hem nemlendirici hem ruj gibi olan Burts Bees tinted lip balmı çok merak ediyordum ve hiç bir yerde bulamıyordum. Cilde aydınlık veren temizleyicisi ise yine denemek istediğim bir üründü. Fakat henüz sıra gelmediğinden daha açmadım bile onu :) Brilliant Brunette daha önce kullanmadığım bir şampuandı ama ona da bir bakmak istiyordum.


Şampuanı tüm banyo ürünleriyle birlikte çekmişim sonra tekrar :) Öncelikle söylemem gerekir ki kokusu bir harika ve kahverengi ambalajıyla birleşince kendisini yeme isteğime zor engel oluyorum. Şimdilik memnunum tekrar alırım gibi duruyor ama bir de John Frieda Sheer Blonde şampuanı denemek istiyorum. O daha ışık veriyormuş diyorlar. Bu arada fotoğrafta gördüğünüz diğer ürünler de favorilerim.


Burts Bees tinted lip balmı ise yine bu aralar en çok memnun olduğum Dove gece el kremi ile çekmişim. Kremi gece yatmadan sürüyorum sabah ellerim yumuşacık oluyor, ben bu hisse bayılıyorum :) Tinted lip balm ise muhteşem. Hem nemlendiriyor hem de çok hoş ve sıradan renkli dudak nemlendiricilere göre baya iyi ve kalıcı renk veriyor.


Herkese güzel bir haftasonu diliyorum,
Sevgiler
Gizem


Daha anında iletişim için beni instagramda @gizeemkose olarak bulabilirsiniz :)

15 Mart 2014 Cumartesi

Yelkovan Kuşlarının Peşi Sıra

Günlük yaşamda halletmeye çalıştığımız bir sürü şey olsa da, oradan oraya kelebek gibi uçup dursak da, arada durup bir kendine gelmek gerek. Ekim ayında bir şey oldu ve ben hayata bakış açımı, kendimi değiştirmek istedim. Duyduğum üzüntülerin, yaşadığım sevinçlerin, bir şeylerin ne kadar anlamsız olduğunu gösterdi o olay bana. Ondan sonra başkalaşmaya başladım, en azından denedim. Ve dün, kendisi bunun benim için ne anlama geldiğini bilmeden, ilk kez yüzyüze görüştüğüm biri bana şunu dedi: "daha önce görüşmedik ama telefondan falan biliyorum, ne kadar pozitif bir havan var!"  İnsan değişir mi demeyin, hem de çok değişir ve bu yazıyı yazarken, ufacık bir şeyin ne anlama geldiğini düşünerek çok içten bir şekilde gülümser :)




   *Fotoğraflar Heybeliada'dan

Bir de, birazdan çocukluğumdan beri hayalini kurduğum bir şeyi gerçekleştireceğim. Bir minicik kız çocuğu bak duruyor orada hala anlatamam gördüklerimi o neşeli çocuğa diye bir şarkı vardı ya, şöyle de güzel bir şekilde devam ederdi,

Artık beni asla yaralayamaz hayat eğer istemezsem

Hiç yaralanmadığımız, minik içsel savaşçılar olduğumuz güzel günlere! :)
İyi haftasonları, çokça sevgiler..

GİZEM
See you at instagram: gizeemkose


4 Mart 2014 Salı

Watsons Alışverişi

Watsons durdukça bir şeyleri daha sepete atabileceğiniz bir yer malumunuz...Ben de sadece pamukları almak için girip, çabucak birkaç şeyi daha atmışım sepete :)


*L'Oréal Skin Perfection BB Krem: Zaten BB krem kullanıyorum, bu tür kremleri kullanmayı seven biri olduğumu söyleyebilirim ama başka bir markayı kullanıyordum. Bu seriyi de çok yerde görünce, bir kere de bunu denemek istedim. Elimdeki henüz bitmediği için kullanmadım daha, ama okuduğum yorumlar hep olumluydu, bakalım eskisinin yerini alacak mı? BB Savaşları :)) Gerçi şimdi CC krem çıkmış, ama ben bir süre BB ile devam ederim gibi geliyor.

*Rimmel London Stay Matte: Bu da yine denemek istediğim bir üründü. Fiyat performans oranının oldukça yüksek olduğunu okumuştum, bir haftalık kullanım sonrasında ben de bu görüşe katıldığımı söyleyebilirim. Renksizini aldım ben, sadece matlaştırıyor, yine de bazen tek başına bu pudrayı sürüyorum, oldukça memnunum kendisinden şimdilik. 

*Brush Set/ Fırça Seti: Aslında benim Avusturya'dan aldığım çok güzel fırçalarım vardı :( Ama dışarda bir yerde makyaj yaparken yere düştüler. Ben de yıkadım sonra evde ama bir türlü emin olamadım temizliğinden. O sebeple bu fırçaları aldım minik çantalarıyla birlikte şimdilik kullanıyorum.

*Toni & Guy Sea Salt Spray: Bu ürünün sadık bir kullanıcısıyım! Fiyatını da hak ettiğini düşünüyorum. Çok hafif dalgalar vermesi ve bunu yaparken herhangi bir yapaylık katmaması, saçı ağırlaştırmaması çok hoşuma gidiyor. Aldım depoladım :) Küçüğü bazen yanımda taşıyorum.

*Pamuk: Her zaman aldığım pamuklar, çok sık bitiriyorum kendilerini. Küçük ve sevimli olduğunuz kadar da kullanışlısınız sevgili pamuklar!



Herkese iyi haftalar, sevgiler selamlar :)

XOXO
GİZEM

19 Şubat 2014 Çarşamba

Her Şey Değişir- Mi?

Dün İstanbul'a hakim olan sis, koca şehri bir film setine çevirmişti. Bazı manzaralara ciddi şekilde hayran oldum. Sonsuzluğa uzanan yol gibi sular, geceyi delen bulutumsu katmanlar, içinden geçilecek gibi duran beyazlıklar gördüm, aslında sisi biraz sevdim! Bu yazıya da dün çektiğim fotoğraflar eşlik etsin o halde, sis eskiye gitmeye uygun bir hava! :)


Eski belgeler içinde kendimi kaybettiğim çok olur. Bazen bir anı, sırf eski olduğu için daha güzel gelir insana, aslında anıyı değil de geçmişin tozunu özlediğini fark etmez bile insan. Ben de bugün eski bir belgeyi aramak için bilgisayarımın klasörleri arasıdna dolaşırken, bir girdim çıkamadım :) 2009'da yaptığım bir ödev için (bu arada lisansta ne güzel ödevler yapmışız, kendimizi de tanıyabileceğimiz çok güzel seçmeli derslerimiz varmış) yazdığım yazıyı okurken fark ettim ki o zamandan bu zamana aslında çok şey değişmiş ama hiçbir şey de değişmemiş aynı zamanda.

"Kendimi de anlatabilmek için insanları anlamak istedim. Başkasının ne hissettiğinin karşısındakinin umrunda olmamasıydı asıl tehlike, kırıcı olmak ve bu yüzden hiçbir ceza bulmamak. Ben bilinci öğrenmek istedim, bilinçaltıyla anlaşmak istedim."




 XOXO
GİZEM





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...